Kekemelik, konuşma akışında tekrarlar, uzatmalar ve bloklar gibi akıcısızlıkların görülebilmesiyle birlikte kişinin konuşmaya yönelik duygu, düşünce ve davranışlarını da etkileyebilen çok boyutlu bir durumdur. Bu nedenle kekemeliği yalnızca “takılma sayısı” üzerinden değerlendirmek eksik kalabilir.

Kekemelik kişinin değerini belirlemez

Bir kişinin kekelemesi onun zekâsı, bilgi düzeyi veya iletişim becerisinin tamamı hakkında bilgi vermez. Bazı kişiler konuşmaktan kaçınabilir, bazıları belirli kelimeleri değiştirebilir veya konuşma sırasında yoğun bir baskı hissedebilir. Terapi planlanırken yalnızca akıcılığa değil, kişinin iletişimde ne yapmak istediğine ve hangi durumlarda zorlandığına da bakılması önemlidir.

Terapi hedefleri kişiye göre değişir

Kimi kişiler konuşma rahatlığını artırmaya, kimi kişiler kaçınmaları azaltmaya, kimi kişiler ise zorlayıcı iletişim ortamlarında daha özgür konuşabilmeye odaklanabilir. Çocuklarda aile katılımı, iletişim ortamındaki baskının azaltılması ve çocuğun söylediklerinin içeriğine odaklanılması önemli olabilir.

Aile nasıl destek olabilir?

Çocuğun cümlesini tamamlamak, “yavaş konuş”, “nefes al” veya “tekrar söyle” gibi anlık düzeltmeler yapmak çoğu durumda beklenen desteği sağlamaz. Bunun yerine yetişkinin kendi konuşma hızını biraz azaltması, çocuğun sözünü kesmeden dinlemesi ve cevap vermesi için zaman tanıması daha destekleyici bir iletişim ortamı oluşturabilir.

Kaynaklar ve ileri okuma